İlk Kamping Deneyimim Dikili-Ayvalık Kamp Tatilim

Kampçılık hevesi ve kamp tatili

Kamp tatili ve yaşadıklarım hakkında birkaç şeyden bahsetmek istiyorum

.Öncelikle yanınızda bir ikinci kişi varsa ve ilk defa kamp yapacak olmanıza rağmen benim gibi aylar öncesinden sağlam bir çanta,çadır,yiyecek,içecek,genel ekipmanlarınızı araştırıp kendinize edinmediyseniz işiniz çok zor.Kampçılık için almanız gereken ekipmanlar hakkında daha sonra ayrı olarak başlık açacağım ama önce genel olarak kamp fikrinin nasıl aklıma düştüğü ve kamp için hangi araştırmaları yaptım onları konuşalım.

Kamp fikrine sıcak bakmanın sebebi öncelikle kamp tatilinin bütçeme daha uygun olmasıydı,İkinci olarak Otele para verip sabit bir yerde tatilimi değerlendireceğime, tatil süresince birden fazla yerde gezip konaklamak fikri dolayısıyla idi.Kamp yapmadan önce 6 ay önce falan arkadaşım galiple bunun planını her gün yapıyorduk maksat zaman geçsin, hoş sohbet olsun.

Son aylara gelindiğinde önce gideceğimiz şehri kararlaştırdık.İlk başta Antalya Muğla taraflarını düşündük. Özellikle Muğla kamp yapmak için harika bir yer fakat motosikletiniz arabanız yoksa Muğla tarafları pek size göre değil. Coğrafi yapısı itibariyle İzmir diğer alternatiflere göre ulaşım sıkıntısı çekebileceğiniz bir yerdir. İlk konuştuğumuz zaman, Marmara bölgesindeki kamp alanlarına hiç bakmadık. Hal böyleyken denize sıfır olan, Herkes tarafından rağbet gören, Gittiğimize pişman etmeyecek 2 yer kalıyordu; İzmir ve Balıkesir. Önce İzmir'de karar kıldık ve İzmir için araştırmaya başladık.

 Genel kriterlerimiz, rüzgar şiddeti, Bar/Pub tarzı yerlerin kamp alanına yakınlığı, gıda tedariği sağlayabileceğimiz yerlerin yakınlığı ve giden kişilerin yaş ortalamasıydı. İzmir çeşmeyi araştırdığımızda genel olarak sörfçülerin gittiği bir yer olduğunu gördüm. Sörf demek rüzgar demek olduğu için çeşmeyi eledim çünkü aşırı rüzgar çadır kampında çok hoş olmayabiliyor.

Eski Foça ve Yeni Foçaya baktığımızda ise daha çok yaşlı kesimin Foçada olduğu yorumlarını aldık. Sonra hem Ayvalık'a yakınlığı, hem de konumu itibariyle dikilide karar kıldık. Dikili şehir yapısı için söyleyebilecek tek bir olumsuz eleştiri yapamayacağım.

Şehir yapısı çok hoşuma gitti. Hem tatil yapılabilir hem de yaşanılabilir bir yer diye düşünüyorum. Bilirsiniz çoğu il için hem gezi hem de o şehirde yaşam adına olumlu şeyler söylenen şehirler azdır mesela İstanbul'da yaşayan birisi İstanbul'a sadece gezmek için gelenlerin şehrin tadını aldığını söyleyecektir size. Neyse konumuza dönelim Dikilide deniz camping de 3 gün kamp yaptık.

Çoğu kamp alanı dikiliye 8 km uzaklıkta olan bademli beldesine konumlanmış durumda. Bademli'den dikiliye otostopla gayet rahat gidilebilir fakat biz dikiliden bademliye otostopla çok denedik gidemedik bilginize.

Kendi Çadırımızla gittik böylece günlük 35 TL ye kalmıştık. Kamp günleri yorucu ama bir o kadar da neşeli arkadaşlar :) . Kamp yaptığımız yerde yeni insanlar tanıdık,farklı dünyalar keşfettik.

 Şehir merkezini gezip alışveriş yaptık, Dikili limanda gün batımını seyrettik. Her yeni  güne taze deniz havasıyla uyandık. Gerçi bunların yanı sıra çadırda çok rahat uyku uyuyamadığımızı söyleyeyim. Normalde rahatıma düşkün biriyimdir ama bu geziyi amatörce planladığım için bazı eksiklikler oldu tabii. Aynı tatile şimdi gitsem bir motosikletle, şişme yatakla, hamak ve ısı yalıtıcıyla giderdim. Bunlar en kaba haliyle aklıma gelenler ve kamp tatilini daha eğlenceli hale getirebilecek küçük detaylar. 

İzmir'deki 3 günlük maceramızdan sonra  Ayvalık'a gitmek üzere çadırımızı topladık ve kamp yaptığımız belde olan bademliden Dikili şehir merkezine intikal ettik. Ege yöresinde lokma döktürme adetinin olduğuna bir kez daha sevindik çünkü sabah gittiğimizde kahvenin önünde lokma arabası vardı.Hemen ordan iki paket lokma alıp denize karşı kahvaltımızı ettik.Kahvenin tam adresini veremem ama karşısında sahil güvenlik karakolunun olduğunu hatırlıyorum. Ortam mükemmeldi, kahvede oturan dayıların elinde Sözcü gazetesi, İnsanların üstünde genel olarak rahatlık.. o gün dikilinin her yerinden mükemmellik akıyordu. Kahvede kahvaltımızı yaptıktan sonra Ayvalık otobüslerinin kalktığı yere doğru yol aldık. Bu arada Dikili-Ayvalık arası 20 dk civarı bilet fiyatı da yanlış hatırlamıyorsam 4-5 TL arasında değişiyor. Otobüse bindik ve 20 dk lık yolculuğun ardından ayvalık otogarına ulaştık. Ayvalığa gidecek arkadaşlar için ekleyeyim, otobüsler şehir merkezine uğramıyor otogar ile şehir merkezi arasında yaklaşık 6 km var biz otogardan merkeze otostop çekerek gitmiştik. Merkeze vardığımızda çarşıyı biraz dolaştık, çarşısı çok güzel fakat sırtımızda ağır çanta olunca pek gezemedik. O yüzden kamp yapacak arkadaşlara çantalarının ağırlığına azami dikkat etmesini öneririm. Çarşıyı dolaştıktan sonra meşhur tostçular çarşısına gittik kesinlikle gitmeniz gereken bir yer orası. Fiyatlar aşağı yukarı 10-15 TL arasıydı umarım önümüzdeki yıllar çok pahalı olmaz diyerek devam ediyorum. Tostçular çarşısından çıktıktan sonra Kamp kuracağımız yeri kararlaştırdık, zaten önceden nereye kamp kuracağımızı araştırmıştık. Sarımsaklı plajına kamp kurmaya karar verdik. Cunda adasını da gezip ondan sonra çadırımızı kurmaya karar verdik. Yavaş yavaş paramız bitiyordu bunun verdiği içgüdüyle aldığımız nefesi beleşe getirmeye çalışıyorduk. Bunun sonucunu da cunda adasına para vermeden giderek aldık :D Ayvalıktan cundaya teknelerle 6-8 liraya gidebilirsiniz çok aşırı bir miktar değil fakat biz orda teknenin işletmecisiyle ayak üstü tanışıp kaynaşınca bizi ücretsiz cundaya götürdü.. bir nevi cundaya otostop çektik diyebilirim. Adaya vardığımızda çok gezemedik işin doğrusu. Enerjimiz yettiğince çarşıyı dolaştık, sonrasında otuduk dinlendik. Akşama doğru sarımsaklı plajına doğru yol aldık. Son anda karar değişikliği yapıp badavut plajına geçtik. Kamping alanına gitmedik kendi imkanlarımızla halk plajına çadır kurduk ve açıkçası rüzgar bizi çok zorladı. Buna rağmen geceyi sıkıntısız bir şekilde geçirdik. Daha doğrusu başımıza gelen sıkıntıları sıkıntısız bir şekilde atlatmayı başardık diyelim :)) Kısacası amatör,zorlu ama mükemmel bir anı oldu benim için. Kamp yapmayı düşünürseniz ve yeniyseniz, kesinlikle kamping alanlarına gitmenizi, deneyiminiz varsa badavuttan uzak durmanızı tavsiye ederim, rüzgar olan yerden mümkün mertebe uzak durun. Tuvalet ihtiyacınızı gözeterek yiyin için ve şarjınızı suyunuzu idareli harcayın. Yolda kalırız diye sakın düşünmeyin zaten hesaplasanız da yolda kalıyorsunuz  :D  Kesinlikle ama kesinlikle yol paranızı yemeyin onun haricinde ne yapıyorsanız yapın derim. Sağlıcakla kalın..

Yorumlar